Beyin ve sinir cerrahisi, halk arasında daha çok “beyin cerrahisi” olarak bilinen ve tıp literatüründe nöroşirürji adıyla geçen uzmanlık alanıdır. Adından dolayı yalnızca beyin ameliyatlarıyla ilgilendiği düşünülebilir. Oysa çalışma alanı çok daha geniştir; beyin, omurilik, omurga, periferik sinirler ve bunlarla ilişkili bazı damar ve destek dokularını ilgilendiren çok sayıda hastalığın değerlendirilmesi ve gerektiğinde cerrahi tedavisini kapsar.
Beyin ve sinir cerrahisi doktorları; beyin tümörlerinden kafa travmalarına, bel ve boyun fıtıklarından omurga hastalıklarına, beyin damarlarındaki bazı sorunlardan omurilik basılarına kadar farklı klinik tablolarla ilgilenebilir. Ancak bu, söz konusu hastalıkların her zaman ameliyatla tedavi edildiği anlamına gelmez. Hastalığın türü, şikâyetlerin özellikleri, nörolojik muayene, görüntüleme sonuçları ve kişinin genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek cerrahi gerekip gerekmediğine karar verilir.
Bu nedenle “Beyin ve sinir cerrahisi hangi hastalıklara bakar?” sorusunun yanıtı yalnızca bir hastalık listesiyle sınırlı değildir. Asıl önemli olan, hangi belirtilerin bu uzmanlık alanıyla ilişkili olabileceğini ve bir beyin ve sinir cerrahisi doktorunun değerlendirmesinin hangi durumlarda anlamlı olduğunu bilmektir.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Tam Olarak Neyi Kapsar?
Nöroşirürji, sinir sistemini ilgilendiren ve cerrahi değerlendirme veya müdahale gerektirebilen hastalıklarla ilgilenen uzmanlık alanıdır. Beyin ve omurilik merkezi sinir sisteminin temel yapılarını oluştururken, bunlardan çıkan sinirler vücudun farklı bölgelerine uzanır. Omurga ise omuriliği koruyan ve hareket sisteminin önemli bir bölümünü oluşturan yapıdır.
Dolayısıyla beyin ve sinir cerrahisinin ilgi alanı birkaç temel başlık altında düşünülebilir:
- Beyin hastalıkları
- Beyin damar hastalıklarının cerrahi gerektirebilen bölümü
- Kafa ve beyin travmaları
- Omurilik hastalıkları ve yaralanmaları
- Omurga hastalıkları
- Bel ve boyun fıtıkları
- Periferik sinir hastalıkları ve yaralanmaları
- Bazı çocukluk çağı ve doğumsal sinir sistemi hastalıkları
- Bazı hareket bozuklukları ve fonksiyonel nöroşirürji hastalıkları
- Beyin, omurilik ve omurga tümörleri
- Hidrosefali gibi beyin omurilik sıvısı dolaşımıyla ilişkili durumlar
Bu geniş kapsam nedeniyle beyin ve sinir cerrahisi doktorları farklı alt uzmanlık alanlarında çalışabilir. Bir hekimin özellikle beyin tümörleri, omurga cerrahisi, beyin damar cerrahisi, pediatrik nöroşirürji veya fonksiyonel nöroşirürji alanlarından birine daha yoğunlaşması mümkündür.
Beyin ve Sinir Cerrahisi Doktoru Ne Yapar?
Beyin cerrahının görevi yalnızca ameliyat yapmak değildir.
İlk değerlendirmede hastanın şikâyetleri, tıbbi öyküsü ve nörolojik muayenesi ele alınır. Gerekli görülürse MR, bilgisayarlı tomografi, damar görüntüleme veya başka tetkikler istenebilir. Elde edilen bulgular hastanın şikâyetleriyle birlikte değerlendirilir.
Bazı hastalarda cerrahi tedavi düşünülürken bazı durumlarda ameliyatsız izlem veya başka bir tıp dalının değerlendirmesi daha uygun olabilir. Nöroşirürji uygulamalarında nöroloji, radyoloji, radyasyon onkolojisi, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, onkoloji, anesteziyoloji ve yoğun bakım gibi farklı branşlarla birlikte çalışılması oldukça yaygındır.
Bu nedenle bir beyin ve sinir cerrahisi doktoruna başvurmak, doğrudan ameliyat olunacağı anlamına gelmez.
Beyin ve Sinir Cerrahisi Hangi Hastalıklara Bakar?
Beyin tümörleri
Beyin tümörleri nöroşirürjinin önemli çalışma alanlarından biridir. Tümörler iyi huylu veya kötü huylu olabilir; ayrıca beyin dokusundan kaynaklanabileceği gibi başka bir organdaki kanserin beyne yayılması sonucunda da ortaya çıkabilir.
Menenjiom, gliom, glioblastom, hipofiz tümörleri ve metastatik beyin tümörleri nöroşirürji pratiğinde karşılaşılabilen örnekler arasındadır.
Her beyin tümöründe ameliyat gerekmeyebilir. Tümörün türü, boyutu, bulunduğu bölge, çevre dokularla ilişkisi, büyüme özellikleri ve hastanın genel durumu tedavi planının belirlenmesinde önem taşır.
Cerrahi gündeme geldiğinde amaç yalnızca tümörü çıkarmak değildir. Tümörün güvenli şekilde çıkarılabilmesi ve mümkün olduğunca normal beyin dokusunun korunması birlikte değerlendirilir.
Beyin damar hastalıkları
Beyin damarlarındaki bazı hastalıklar da beyin ve sinir cerrahisinin çalışma alanına girer.
Beyin anevrizmaları, arteriovenöz malformasyonlar (AVM), kavernomlar ve bazı beyin kanamaları bu kapsamda değerlendirilebilir.
Anevrizma, damar duvarında balonlaşma şeklinde gelişen bir yapısal değişikliktir. Her anevrizma aynı özelliklere sahip değildir ve tedavi kararı bireysel değerlendirme gerektirir. Bazı durumlarda takip uygun olabilirken bazı hastalarda cerrahi veya damar içinden gerçekleştirilen girişimsel tedaviler gündeme gelebilir.
Beyin kanaması ise özellikle ani başlayan nörolojik belirtilerle ortaya çıkabileceği için acil değerlendirme gerektiren önemli bir tablodur.
Kafa travmaları
Trafik kazaları, düşmeler, spor yaralanmaları veya başa alınan darbeler beyin ve kafatasında farklı derecelerde yaralanmalara neden olabilir.
Kafa travması sonrasında bilinç değişikliği, tekrarlayan kusma, nöbet, konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güç kaybı, belirgin denge problemi, giderek artan baş ağrısı veya kişinin normalden daha zor uyandırılması gibi belirtiler önemlidir. Bu tür bulguların ortaya çıkması durumunda acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Travmanın şiddetine ve oluşturduğu hasara göre yalnızca takip yeterli olabilir veya cerrahi tedavi gerekebilir. Özellikle beyin içinde kanama ya da kafa içi basınç artışı gibi durumlarda hızlı değerlendirme önem kazanır.
Bel fıtığı
Bel fıtığı, omurlar arasındaki disk yapısının dışarı doğru taşarak sinir köklerine baskı yapmasıyla ortaya çıkabilen bir durumdur.
Bel ağrısına ek olarak bacağa yayılan ağrı, uyuşma veya bazı durumlarda güç kaybı görülebilir. Ancak bel ağrısı yaşayan herkesin bel fıtığı olduğu veya bel fıtığı bulunan herkesin ameliyat olması gerektiği düşünülmemelidir.
Tedavi yaklaşımı kişinin şikâyetleri, muayene bulguları ve görüntüleme sonuçlarına göre belirlenir. Birçok hastada cerrahi dışı tedaviler ve takip seçenekleri değerlendirilirken, belirli durumlarda cerrahi gündeme gelebilir.
Boyun fıtığı
Boyun bölgesindeki disklerin sinir köklerine veya omuriliğe baskı yapması çeşitli belirtilere yol açabilir.
Boyundan kola yayılan ağrı, elde veya kolda uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı görülebilen belirtiler arasındadır. Omurilik etkilenmişse yürüme ve dengeyle ilgili daha farklı nörolojik bulgular da ortaya çıkabilir.
Boyun fıtığının tedavisinde de her zaman cerrahi uygulanmaz. Cerrahi gereklilik; şikâyetlerin şiddeti ve süresi, nörolojik muayene ve görüntüleme bulgularının birlikte değerlendirilmesiyle ele alınır.
Omurga daralması
Omurga kanalının veya sinirlerin geçtiği kanalların daralması, özellikle yaşla birlikte görülen dejeneratif değişikliklerle ilişkili olabilir. Bel bölgesindeki daralma bacaklarda ağrı, uyuşma veya yürümekle artan yakınmalara yol açabilir. Boyun bölgesindeki darlık ise omurilik üzerinde baskı oluşturarak daha farklı nörolojik belirtilere neden olabilir.
Tedavi, darlığın derecesine ve ortaya çıkardığı sorunlara göre değişir. Bazı kişilerde cerrahi dışı yöntemlerle takip mümkünken, belirgin sinir veya omurilik basısının bulunduğu bazı durumlarda cerrahi değerlendirilebilir.
Omurga ve omurilik tümörleri
Omurga kemiklerinden, omurilikten veya çevre dokulardan kaynaklanan tümörler nöroşirürjinin çalışma alanlarından biridir.
Bu hastalarda ağrı, uyuşma, güç kaybı veya yürüme sorunları gibi belirtiler görülebilir. Ancak bu belirtiler yalnızca tümörlere özgü değildir. Bu nedenle değerlendirme sırasında klinik muayene ve görüntüleme büyük önem taşır.
Omurilik üzerinde baskı oluşturan bazı kitlelerde nörolojik fonksiyonların korunması amacıyla cerrahi değerlendirme gerekebilir.
Omurga kırıkları ve travmaları
Omurga travmaları özellikle omurilik veya sinir köklerinin etkilenmesi ihtimali nedeniyle dikkatle değerlendirilir.
Kırığın bulunduğu bölge, omurganın stabilitesi ve sinir dokularının etkilenip etkilenmediği tedavi yaklaşımında önemlidir. Bazı kırıklar cerrahi dışı yöntemlerle izlenebilirken, omurilik veya sinir basısı, belirgin instabilite ya da başka cerrahi gereklilikler bulunduğunda operasyon düşünülebilir.
Hidrosefali
Hidrosefali, beyin omurilik sıvısının normal dolaşımı veya emiliminin bozulması sonucunda beyin içindeki sıvı birikiminin artmasıyla ilişkili bir durumdur.
Çocuklarda ve erişkinlerde farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Belirtiler yaşa ve nedene göre değişebilir. Bazı hastalarda baş ağrısı, bulantı, görme sorunları, yürüme ve denge bozuklukları veya bilişsel değişiklikler görülebilir.
Tedavide altta yatan nedene göre farklı seçenekler değerlendirilir. Bazı hastalarda sıvı dolaşımını düzenlemek amacıyla cerrahi girişimler veya şant sistemleri kullanılabilir.
Periferik sinir hastalıkları ve yaralanmaları
Beyin ve sinir cerrahisinin çalışma alanı yalnızca kafatası ve omurga içinde bulunan yapılarla sınırlı değildir.
Kollara, ellere, bacaklara ve vücudun diğer bölgelerine uzanan periferik sinirlerde yaralanma, tümör veya bazı yapısal problemler meydana gelebilir. Sinirlerin anatomik yapısı ve yaralanmanın seviyesi değerlendirilerek cerrahi gerekip gerekmediği belirlenebilir.
Özellikle travma sonrası ortaya çıkan kalıcı veya ilerleyici güç ve duyu kayıplarında uygun uzmanlık alanının değerlendirmesi önemlidir.
Hangi Şikâyetlerle Beyin ve Sinir Cerrahisi Doktoruna Başvurulur?
Tek başına bir belirti, belirli bir hastalığın varlığını göstermez. Bununla birlikte bazı şikâyetlerde beyin ve sinir cerrahisi değerlendirmesi gerekebilir.
Bunlar arasında:
- Süreklilik gösteren veya tekrarlayan bel ve boyun ağrıları
- Kollara ya da bacaklara yayılan ağrı
- Kol veya bacaklarda uyuşma ve karıncalanma
- Sinir basısına bağlı olabilecek güç kaybı
- Yürüme ve denge sorunları
- Omurga travmaları
- Kafa travmaları
- Daha önce saptanmış beyin, omurilik veya omurga kitlesi
- Görüntülemelerde tespit edilen beyin veya omurga lezyonları
- Beyin damarlarında saptanan anevrizma veya damar malformasyonları
- Daha önce geçirilmiş beyin veya omurga ameliyatları sonrasında gelişen sorunlar
sayılabilir.
Özellikle güç kaybının yeni başlaması veya ilerlemesi, bilinç değişikliği, nöbet, travma sonrasında belirgin nörolojik bulgular veya ani gelişen ciddi belirtiler söz konusuysa rutin poliklinik randevusu beklemek yerine acil değerlendirme gerekebilir. Kafa travması sonrasında bilinç değişikliği, nöbet, konuşma bozukluğu, güç kaybı, denge kaybı veya tekrarlayan kusma gibi belirtiler acil tıbbi değerlendirme gerektirebilecek bulgulardır.
Bel Ağrısı Olan Herkes Beyin Cerrahına Gitmeli mi?
Hayır.
Bel ağrısının çok sayıda nedeni vardır ve bunların önemli bir bölümü omurga cerrahisi gerektirmez. Kas ve eklem kaynaklı ağrılar, mekanik bel ağrıları ve çeşitli diğer durumlar farklı branşların değerlendirmesini gerektirebilir.
Beyin ve sinir cerrahisi açısından özellikle sinir kökü veya omurilik basısı düşündüren bulgular önemlidir. Ağrının bacağa yayılması, uyuşma veya güç kaybı gibi belirtilerin eşlik etmesi durumunda hekimin değerlendirmesi daha anlamlı hale gelebilir.
Görüntülemede fıtık saptanması da tek başına ameliyat anlamına gelmez. MR’da görülen her fıtık veya omurga değişikliği kişinin şikâyetlerinin nedeni olmayabilir. Bu nedenle görüntüleme sonuçlarının mutlaka klinik muayene ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Beyin Cerrahisi Doktoruna Gitmek Ameliyat Olmak Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Bu, beyin ve sinir cerrahisi hakkında en sık oluşan yanlış anlaşılmalardan biridir.
Nöroşirürji uzmanı hastayı değerlendirerek öncelikle cerrahi gerekliliği araştırır. Hastalığın niteliğine göre izlem, ilaç tedavisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi cerrahi dışı seçenekler de gündeme gelebilir. AANS ve Mayo Clinic gibi nöroşirürji kaynakları da cerrahi ve cerrahi dışı tedavi seçeneklerinin hastalığa göre birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Ameliyat kararı verildiğinde ise operasyonun beklenen yararı, olası riskleri, alternatifleri ve hastanın mevcut durumu birlikte değerlendirilir.
Beyin ve Sinir Cerrahisi Muayenesinde Neler Değerlendirilir?
İlk muayenede öncelikle hastanın şikâyetinin nasıl başladığı ve nasıl ilerlediği anlaşılmaya çalışılır.
Ağrının yeri ve yayılımı, uyuşma veya güç kaybı, yürüme sorunları, geçirilmiş travmalar, önceki ameliyatlar ve mevcut hastalıklar önem taşıyabilir.
Ardından nörolojik muayene yapılır. Kas gücü, duyu, refleksler, koordinasyon, yürüme ve şikâyete göre başka nörolojik işlevler değerlendirilir.
Gerekli durumlarda MR veya bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Beyin damarlarıyla ilgili şüphelerde farklı damar görüntüleme yöntemleri de kullanılabilir.
Buradaki temel nokta, görüntüleme raporunun tek başına hastalık veya ameliyat kararı anlamına gelmemesidir. Hekim, görüntüleme bulgularını kişinin klinik tablosuyla birlikte yorumlar.
Beyin ve Sinir Cerrahisinde Hangi Ameliyatlar Yapılır?
Ameliyat türü hastalığa ve hastanın durumuna göre değişir. Bu nedenle “beyin cerrahisi ameliyatı” şeklinde tek bir işlemden söz etmek doğru değildir.
Uygulanabilen cerrahi yöntemler arasında:
- Beyin tümörü cerrahisi
- Kafa içi kanama için uygulanan cerrahi girişimler
- Anevrizma ve bazı damar hastalıklarının cerrahi tedavileri
- Bel fıtığı ameliyatları
- Boyun fıtığı ameliyatları
- Omurga darlığı cerrahileri
- Omurga stabilizasyon ve füzyon ameliyatları
- Omurga ve omurilik tümörü cerrahileri
- Hidrosefali için uygulanan cerrahi yöntemler
- Periferik sinir cerrahileri
- Bazı epilepsi ve hareket bozukluklarına yönelik fonksiyonel nöroşirürji uygulamaları
bulunabilir.
Günümüzde mikrocerrahi, endoskopik yöntemler, nöronavigasyon, ameliyat sırasında görüntüleme ve nöromonitörizasyon gibi teknolojiler uygun hastalarda cerrahi planlamaya yardımcı olabilir. Ancak kullanılacak teknik hastalığın kendisine, anatomik bölgeye ve cerrahinin amacına göre belirlenir.
Beyin ve Sinir Cerrahisi ile Nöroloji Arasındaki Fark Nedir?
Bu iki uzmanlık alanı sıklıkla birbirine karıştırılır.
Nöroloji; beyin, omurilik, periferik sinirler ve kaslarla ilişkili çok sayıda hastalığın tanı ve cerrahi dışı tedavisiyle ilgilenir. Beyin ve sinir cerrahisi ise sinir sisteminin cerrahi tedavi gerektirebilen hastalıkları üzerinde uzmanlaşır.
Bununla birlikte iki branşın sınırları her zaman keskin değildir. Bazı hastalarda nöroloji ve nöroşirürji uzmanlarının birlikte değerlendirme yapması gerekebilir. Özellikle karmaşık beyin, omurga, hareket bozukluğu ve epilepsi vakalarında multidisipliner yaklaşım önemlidir.
Örneğin epilepsi tanısı alan her hastaya cerrahi uygulanmaz. Ancak ilaç tedavisine dirençli ve uygun özellikler taşıyan seçilmiş hastalarda epilepsi cerrahisi multidisipliner bir değerlendirme sonrasında gündeme gelebilir.
Beyin ve Sinir Cerrahisi Doktoru Seçerken Nelere Bakılabilir?
Bir uzman seçerken yalnızca “en iyi beyin cerrahı” şeklindeki genel bir aramaya odaklanmak yerine, kişinin ihtiyaç duyduğu tedavi alanına uygunluğu değerlendirmek daha anlamlıdır.
Örneğin:
- Beyin tümörü için tümör cerrahisi alanında çalışan,
- Bel veya boyun problemi için omurga cerrahisiyle ilgilenen,
- Beyin damar hastalığı için serebrovasküler nöroşirürji deneyimi bulunan,
- Çocuk hastalarda pediatrik nöroşirürji alanında çalışan
bir uzman tercih edilebilir.
Doktorun uzmanlık alanı, çalışma konusu, görev yaptığı kurum, ilgili hastalıkla ilgili deneyimi ve gerekli durumlarda multidisipliner bir ekip içinde çalışabilme imkânı değerlendirmede dikkate alınabilecek unsurlardır.
Bunun yanında hekimin hastaya hastalığı, mevcut seçenekleri ve tedavinin olası yarar ve risklerini anlaşılır biçimde anlatması da sağlık hizmetinin önemli bir parçasıdır.
İkinci Bir Görüş Almak Gerekir mi?
Özellikle ciddi bir ameliyat önerildiğinde veya birden fazla tedavi seçeneği bulunduğunda ikinci bir uzman görüşü almak bazı hastalar açısından faydalı olabilir.
İkinci görüş, ilk hekimin yanlış olduğu anlamına gelmez. Beyin ve omurga cerrahisi gibi kararların sonuçları önemli olabilen alanlarda farklı bir uzmanın mevcut görüntülemeleri ve klinik durumu yeniden değerlendirmesi, hastanın seçenekleri daha iyi anlamasına yardımcı olabilir.
Ancak acil durumlarda ikinci görüş almak amacıyla tıbbi değerlendirmeyi geciktirmek doğru olmayabilir.
Hangi Durumlarda Acil Yardım Gerekebilir?
Beyin ve sinir sistemiyle ilgili bazı belirtiler acil değerlendirme gerektirebilir.
Özellikle kafa travmasından sonra bilinç kaybı veya bilinç değişikliği, nöbet, yeni gelişen konuşma bozukluğu, yüz-kol-bacakta güç kaybı, belirgin denge kaybı, tekrarlayan kusma, göz bebeklerinde belirgin eşitsizlik veya giderek kötüleşen nörolojik durum varsa acil tıbbi yardım alınmalıdır.
Bel ağrısına eşlik eden yeni idrar yapamama, idrar veya dışkı kontrolünde bozulma, makat-genital bölge çevresinde yeni uyuşma ve ilerleyen bacak güçsüzlüğü de nadir fakat ciddi bir sinir basısı tablosu olan kauda ekuina sendromu açısından acil değerlendirme gerektirebilecek belirtilerdir.
Bu belirtilerin bulunması mutlaka belirli bir hastalığın mevcut olduğu anlamına gelmez. Ancak zaman kaybetmeden sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi gereken durumlar arasında yer alabilir.
Beyin ve Sinir Cerrahisi Doktorları Hakkında Bilinmesi Gereken En Önemli Nokta
Beyin ve sinir cerrahisi, yalnızca beyin ameliyatlarından ibaret değildir. Beyin, omurilik, omurga ve periferik sinir sisteminin cerrahi tedavi gerektirebilen hastalıklarını kapsayan geniş bir uzmanlık alanıdır.
Bel ve boyun fıtıkları, omurga darlıkları, kafa ve omurilik travmaları, beyin ve omurilik tümörleri, bazı beyin damar hastalıkları, hidrosefali ve periferik sinir sorunları bu alanın başlıca çalışma konuları arasındadır.
Bununla birlikte bir kişinin beyin ve sinir cerrahisine başvurması otomatik olarak ameliyat olacağı anlamına gelmez. Tanı ve tedavi süreci; hastanın şikâyetleri, muayene bulguları, gerekli görüntüleme ve diğer tetkikler birlikte değerlendirilerek planlanır.
Bu nedenle doğru uzmanı ararken yalnızca branş adına değil, mevcut hastalık veya şikâyetle ilgili hekimin çalışma alanına da bakmak önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Beyin ve sinir cerrahisi doktoru hangi hastalıklara bakar?
Beyin tümörleri, bazı beyin damar hastalıkları, kafa travmaları, omurilik ve omurga hastalıkları, bel ve boyun fıtıkları, omurga darlıkları, hidrosefali, periferik sinir sorunları ve bazı fonksiyonel nöroşirürji hastalıklarıyla ilgilenebilir.
Bel fıtığı için beyin ve sinir cerrahisine gidilir mi?
Evet. Bel fıtığı nöroşirürjinin çalışma alanlarından biridir. Ancak bel fıtığı tanısı konulan herkes için ameliyat gerekmez. Cerrahi gereklilik muayene, şikâyetler ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Beyin cerrahı ile nöroloji doktoru arasındaki fark nedir?
Nöroloji ağırlıklı olarak sinir sistemi hastalıklarının tanı ve cerrahi dışı tedavisiyle ilgilenirken, beyin ve sinir cerrahisi cerrahi tedavi gerektirebilen sinir sistemi hastalıklarında uzmanlaşır. Bazı hastalarda iki branş birlikte çalışabilir.
Beyin ve sinir cerrahisi doktoruna gitmek ameliyat olacağım anlamına mı gelir?
Hayır. Muayene sonrasında hastalığın durumuna göre takip, ilaç tedavisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi cerrahi dışı seçenekler de değerlendirilebilir. Ameliyat kararı yalnızca gerekli olduğu düşünülen durumlarda gündeme gelir.
Kafa travmasından sonra ne zaman acil değerlendirme gerekir?
Travma sonrasında bilinç değişikliği, nöbet, konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güç kaybı, belirgin denge bozukluğu, tekrarlayan kusma veya giderek kötüleşen nörolojik belirtiler varsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Beyin ve sinir cerrahisi hangi belirtilerle ilgilenir?
Belirgin veya ilerleyen güç kaybı, sinir dağılımına uyan uyuşma ve ağrı, yürüme sorunları, omurga travmaları, kafa travmaları ve görüntülemelerde saptanan beyin, omurilik veya omurga sorunları beyin ve sinir cerrahisi değerlendirmesi gerektirebilir. Belirtilerin nedeni muayene ile belirlenmelidir.