Ruh sağlığı, yalnızca psikolojik olarak iyi hissetmekten ibaret değildir. Duygularımızı düzenleme biçimimiz, düşüncelerimiz, davranışlarımız, ilişkilerimiz ve günlük yaşamımızdaki işlevselliğimiz ruh sağlığımızla yakından ilişkilidir. Bu alanlarda belirgin ve süreklilik gösteren değişiklikler ortaya çıktığında kişinin yaşam kalitesi, iş veya okul hayatı ve sosyal ilişkileri etkilenebilir.
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, toplumda daha sık kullanılan adıyla psikiyatri, ruhsal hastalıkların değerlendirilmesi, tanınması, tedavisi ve izlenmesiyle ilgilenen tıp uzmanlık dalıdır. Bu alanda uzmanlaşan hekimlere psikiyatrist denir.
Psikiyatristler tıp fakültesi eğitiminin ardından Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlık eğitimi almış hekimlerdir. Ruhsal belirtileri değerlendirirken yalnızca kişinin düşünce ve duygularına değil, genel sağlık durumuna, kullandığı ilaçlara, yaşam koşullarına ve gerektiğinde nörolojik veya diğer tıbbi etkenlere de bakarlar.

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları hangi alanlarla ilgilenir?
Psikiyatri, çok geniş bir hastalık ve belirti grubunu kapsar. Bazı durumlarda temel sorun kaygı veya çökkünlük gibi duygusal belirtiler olabilirken, bazı hastalıklarda kişinin düşünce içeriği, gerçekliği değerlendirme biçimi, davranışları veya dürtüleri belirgin şekilde değişebilir.
Psikiyatristlerin değerlendirdiği başlıca durumlar arasında şunlar bulunur:
- Depresif bozukluklar
- Kaygı bozuklukları
- Panik bozukluk ve panik ataklarla ilişkili durumlar
- Obsesif kompulsif bozukluk
- Travma sonrası stres bozukluğu
- Bipolar bozukluk
- Şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar
- Uyku ile ilişkili bazı ruhsal sorunlar
- Yeme bozuklukları
- Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
- Kişilik bozuklukları
- Alkol ve madde kullanım bozuklukları
- Somatik belirti ve ilişkili bozukluklar
- Yaşlılık döneminde görülen bazı psikiyatrik tablolar
- Çocuk ve ergenlik dönemindeki çeşitli ruhsal bozukluklar
Bunun yanında herhangi bir psikiyatrik tanı bulunmasa bile uzun süren uykusuzluk, yoğun kaygı, belirgin isteksizlik, öfke kontrolünde güçlük veya günlük yaşamı etkileyen başka ruhsal yakınmalar psikiyatrik değerlendirme için neden olabilir.
Psikiyatrist ne yapar?
Psikiyatristin görevi yalnızca ilaç yazmak değildir. İlk değerlendirmede kişinin yaşadığı belirtilerin niteliği, ne zamandır devam ettiği, günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği ve eşlik eden diğer sorunlar ayrıntılı biçimde ele alınır.
Değerlendirme sırasında şu konular gündeme gelebilir:
- Duygudurum ve kaygı düzeyi
- Uyku ve iştah değişiklikleri
- Enerji ve günlük aktivitelerdeki değişimler
- Düşünce içeriği ve düşünce akışındaki değişiklikler
- Dikkat ve konsantrasyon
- Davranış değişiklikleri
- Sosyal ve mesleki işlevsellik
- Geçmiş psikiyatrik öykü
- Kullanılan ilaçlar ve diğer maddeler
- Fiziksel hastalıklar
- Ailede psikiyatrik hastalık öyküsü
- Travmatik veya yoğun stres yaratan yaşam olayları
Bazı ruhsal belirtiler fiziksel hastalıklarla veya kullanılan ilaçlarla ilişkili olabilir. Bu nedenle psikiyatrist gerektiğinde başka branşlardan değerlendirme veya laboratuvar incelemeleri isteyebilir.
Tanı, tek bir belirtiye dayanarak konulmaz. Belirtilerin süresi, şiddeti, bir arada bulunma biçimi ve kişinin yaşamındaki etkileri birlikte değerlendirilir.
Psikiyatrist ile psikolog arasındaki fark nedir?
Psikiyatrist ve psikolog aynı alanda çalışan ancak eğitimleri ve mesleki yetkileri farklı olan sağlık profesyonelleridir.
Psikiyatrist tıp doktorudur. Tıp eğitiminin ardından psikiyatri uzmanlığı yapar. Psikiyatrik hastalıkların tıbbi değerlendirmesini yapabilir, tanı koyabilir ve gerekli durumlarda ilaç tedavisi düzenleyebilir.
Psikolog ise psikoloji alanında eğitim almış uzmandır. Psikoterapi uygulamaları, psikolojik değerlendirme ve çeşitli psikolojik müdahaleler konusunda çalışabilir. Psikoterapinin uygulanabilmesi için ayrıca ilgili eğitim ve yetkinliklerin bulunması gerekir.
Bir kişinin yalnızca psikiyatristten veya yalnızca psikologdan destek alması her durumda zorunlu değildir. Bazı durumlarda psikiyatri değerlendirmesi ve psikoterapi birlikte yürütülebilir. Gerektiğinde farklı ruh sağlığı profesyonellerinin iş birliği, tedavinin önemli bir parçası olabilir.
Hangi durumlarda Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanına başvurulabilir?
Her üzüntü, endişe veya uykusuzluk psikiyatrik bir hastalık anlamına gelmez. İnsanların yaşam içinde zorlayıcı olaylara karşı geçici olarak kaygı, üzüntü, öfke veya uyku değişiklikleri yaşaması doğaldır.
Ancak belirtiler uzadığında, giderek şiddetlendiğinde veya kişinin günlük yaşamını belirgin biçimde etkilemeye başladığında profesyonel değerlendirme düşünülmelidir.
Örneğin;
- Günler veya haftalar boyunca devam eden belirgin çökkünlük veya isteksizlik,
- Daha önce keyif alınan şeylere karşı ilginin kaybolması,
- Sürekli veya kontrol edilmesi zor kaygı,
- Tekrarlayan panik ataklar,
- Günlük yaşamı kısıtlayan korku ve kaçınmalar,
- Uzun süren veya tekrarlayan uyku sorunları,
- Belirgin öfke ve dürtü kontrolü güçlüğü,
- Konsantrasyon ve işlevsellikte belirgin düşüş,
- Gerçek dışı olduğuna başkalarının dikkat çektiği inançlar,
- Olmayan şeyleri görme veya duyma gibi yaşantılar,
- Belirgin davranış veya kişilik değişiklikleri,
- Alkol ya da madde kullanımının kontrol edilememesi,
- Yeme davranışında ciddi değişiklikler,
- Günlük iş, okul veya sosyal yaşamın belirgin şekilde bozulması
gibi durumlarda psikiyatri değerlendirmesi uygun olabilir.
Burada önemli olan yalnızca belirtilerin varlığı değil, kişinin yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.
Depresyon yalnızca mutsuzluk anlamına mı gelir?
Hayır. Depresyon, günlük yaşamda karşılaşılan geçici üzüntüden farklı bir ruhsal bozukluktur.
Depresyonda çökkün ruh hali veya ilgi ve haz kaybının yanında enerji azalması, uyku bozuklukları, iştah ve kilo değişiklikleri, konsantrasyon güçlüğü, değersizlik veya yoğun suçluluk duyguları ve geleceğe ilişkin umutsuzluk görülebilir.
Belirtilerin nasıl ortaya çıktığı ve ne kadar sürdüğü kişiden kişiye değişebilir. Tanı için belirtilerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.
Depresyon tedavisinde psikoterapi, ilaç tedavisi veya her ikisinin birlikte kullanılması söz konusu olabilir. Tedavi seçimi belirtilerin özellikleri, şiddeti, kişinin genel sağlık durumu ve bireysel ihtiyaçları dikkate alınarak yapılır.
Kaygı ne zaman bir hastalık olarak değerlendirilir?
Kaygı, tehdit veya belirsizlik karşısında ortaya çıkan doğal bir duygudur. Önemli bir sınav, iş görüşmesi veya zorlayıcı bir yaşam olayı öncesinde kaygı yaşamak tek başına bir hastalık anlamına gelmez.
Sorun, kaygının aşırı, sürekli veya kontrol edilmesi zor hale gelmesi ve kişinin yaşamını kısıtlamasıyla ortaya çıkabilir.
Kaygı bozukluklarında yoğun endişenin yanı sıra çarpıntı, terleme, titreme, kas gerginliği, huzursuzluk, mide-bağırsak yakınmaları, uyku sorunları ve dikkat güçlüğü gibi belirtiler görülebilir.
Panik bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu ve çeşitli fobiler farklı kaygı bozuklukları arasındadır. Her birinin değerlendirme ve tedavi yaklaşımı aynı değildir.
Bipolar bozukluk nedir?
Bipolar bozukluk, depresif dönemlerin yanı sıra mani veya hipomani belirtilerinin görülebildiği bir ruhsal hastalıktır.
Mani döneminde kişinin enerjisinde ve aktivitesinde belirgin artış, uyku ihtiyacında azalma, normalden daha fazla konuşma, düşüncelerin hızlanması, kendine güvenin aşırı artması veya dürtüsel ve riskli davranışlarda artış görülebilir.
Bipolar bozukluk yalnızca “duyguların hızlı değişmesi” anlamına gelmez. Tanı, belirli özelliklere sahip dönemlerin ve belirtilerin ayrıntılı değerlendirilmesiyle konur.
Tedavide ilaçlar önemli bir yere sahip olabilir. Psikoeğitim, psikoterapötik yaklaşımlar ve düzenli takip de tedavinin bir parçası olabilir.
Psikoz ve şizofreni hangi belirtilerle kendini gösterebilir?
Psikoz, kişinin gerçekliği değerlendirme biçiminde belirgin değişikliklerin ortaya çıkabildiği bir durumdur. Sanrılar, var olmayan şeyleri duyma veya görme gibi halüsinasyonlar ve düşünce veya davranışlarda belirgin düzensizlikler görülebilir.
Şizofreni psikozla ilişkili önemli bir ruhsal hastalıktır; ancak her psikoz tablosu şizofreni anlamına gelmez. Bazı tıbbi durumlar, maddeler ve başka psikiyatrik hastalıklar da psikotik belirtilere yol açabilir.
Bu nedenle gerçeklikle bağın belirgin şekilde bozulduğu durumlarda değerlendirme geciktirilmemelidir. Tedavi; hastalığın özelliklerine göre ilaç tedavisi, psikososyal müdahaleler, psikoeğitim ve gerektiğinde aileyle yürütülen destek çalışmalarını içerebilir.
Psikiyatride tedavi nasıl planlanır?
Psikiyatrik tedavide tek bir yöntem herkes için uygun değildir. Tedavi planı tanıya, belirtilerin şiddetine, kişinin yaşam koşullarına, eşlik eden fiziksel hastalıklara, daha önceki tedavilere ve kişinin tercihleri gibi birçok faktöre göre oluşturulur.
İlaç tedavisi
Psikiyatride antidepresanlar, antipsikotikler, duygu durum düzenleyiciler ve bazı diğer ilaç grupları kullanılabilir.
İlaçların etkileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı ilaçların etkisinin ortaya çıkması zaman alabilir ve yan etkiler açısından takip gerekebilir.
Bu nedenle psikiyatrik ilaçların başlanması, dozunun değiştirilmesi veya bırakılması hekim değerlendirmesi olmadan yapılmamalıdır. Özellikle düzenli kullanılan ilaçların aniden bırakılması bazı durumlarda sorunlara yol açabilir.
Psikoterapi
Psikoterapi, düşünce, duygu ve davranışlarla ilgili güçlüklerin ele alınmasına yardımcı olan yapılandırılmış tedavi yöntemlerinin genel adıdır.
Bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası terapi ve başka psikoterapi yaklaşımları farklı ruhsal sorunlarda kullanılabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu kişinin yaşadığı probleme ve terapi yaklaşımının özelliklerine göre değişir.
Psikiyatrist psikoterapi uygulayabilir; psikologlar ve psikoterapi konusunda uygun eğitim ve yetkinliğe sahip diğer ruh sağlığı profesyonelleri de psikoterapi hizmeti sunabilir.
Tedavi ve takip süreci
Psikiyatride amaç yalnızca bir belirtiyi ortadan kaldırmak değildir. Kişinin günlük yaşam işlevlerini, sosyal ilişkilerini ve yaşam kalitesini mümkün olduğunca iyileştirmek de tedavinin önemli hedeflerindendir.
Bazı ruhsal hastalıklar tek bir tedavi döneminden sonra tamamen ortadan kalkarken, bazı durumlarda uzun süreli takip ve tedavi gerekebilir. Tedavinin süresi hastalığın türüne ve kişinin tedaviye verdiği yanıta göre değişir.
Psikiyatri muayenesinde neler sorulur?
İlk psikiyatri görüşmesi, kişinin yaşadığı sorunları ayrıntılı biçimde anlatabileceği bir değerlendirme görüşmesidir.
Doktor; yakınmaların başlangıcını, zaman içindeki değişimini, uyku ve iştah durumunu, duygu durumunu, kaygı düzeyini, düşünceleri, davranışları ve günlük yaşam üzerindeki etkileri sorabilir.
Geçmişte yaşanan psikiyatrik sorunlar, kullanılan ilaçlar, fiziksel hastalıklar, alkol veya madde kullanımı ve aile öyküsü de değerlendirmeye dahil edilebilir.
Muayene sırasında akla gelen her ayrıntının önemli olabileceği unutulmamalıdır. Özellikle belirtilerin ne zaman başladığı, ne sıklıkta ortaya çıktığı ve kişinin günlük yaşamını nasıl etkilediği doktorun değerlendirmesine yardımcı olur.
Psikiyatri muayenesi yalnızca ilaç tedavisi için mi yapılır?
Hayır. Psikiyatri değerlendirmesinin amacı öncelikle kişinin yaşadığı belirtileri anlamak ve bunların altında yatan olası nedenleri değerlendirmektir.
Her psikiyatri başvurusunda ilaç başlanması gerekmez. Bazı durumlarda psikoterapi, yaşam düzenlemeleri, izlem veya başka bir sağlık profesyoneline yönlendirme uygun olabilir. Bazı hastalıklarda ise ilaç tedavisi temel tedavi seçeneklerinden biri olabilir.
Tedavi kararının muayene ve değerlendirme sonucunda verilmesi önemlidir.
Çocuk ve ergenler için hangi durumlarda psikiyatri değerlendirmesi gerekir?
Çocuk ve ergenlerin ruhsal belirtileri yetişkinlerden farklı biçimde ortaya çıkabilir. Örneğin küçük çocuklarda duygusal sıkıntı; davranış değişikliği, okul sorunları, içe kapanma, öfke veya bedensel yakınmalar şeklinde fark edilebilir.
Ergenlik döneminde ise belirgin içe kapanma, akademik işlevlerde düşüş, yoğun kaygı, yeme davranışında değişiklikler, uyku sorunları, davranış değişiklikleri veya kendine zarar verme davranışları değerlendirme gerektirebilir.
Çocuk ve ergen psikiyatrisinde gelişimsel dönem, aile ilişkileri, okul yaşamı ve çocuğun çevresi birlikte değerlendirilir.
Yaşlılık döneminde psikiyatri neden önemlidir?
İleri yaşlarda depresyon, kaygı, uyku bozuklukları ve bilişsel değişiklikler gibi çeşitli ruhsal sorunlar görülebilir. Bazı belirtiler ise nörolojik veya başka tıbbi hastalıklarla ilişkili olabilir.
Özellikle daha önce bulunmayan belirgin davranış değişiklikleri, unutkanlıkta ilerleme, yönelim bozukluğu, kişilik değişikliği veya gerçekliği değerlendirmede bozulma ortaya çıktığında nedenin ayrıntılı biçimde araştırılması gerekir.
Yaşlı kişilerde kullanılan ilaçların sayısı ve birbirleriyle etkileşimleri de değerlendirmede önem taşır.
Acil psikiyatrik değerlendirme ne zaman gerekir?
Bazı ruhsal durumlar acil değerlendirme gerektirebilir. Özellikle kişinin kendisine veya başka bir kişiye zarar verme riski bulunduğunda, ciddi bilinç veya davranış değişiklikleri olduğunda ya da gerçeklikle bağlantı belirgin şekilde bozulduğunda acil sağlık hizmetlerinden yardım alınmalıdır.
İntihar düşüncesi, ciddi kendine zarar verme riski veya başkasına zarar verme tehdidi söz konusuysa kişinin yalnız bırakılmaması ve bulunduğu ülkedeki acil sağlık hizmetlerine başvurulması gerekir.
Bu tür durumlarda planlı poliklinik randevusunu beklemek yerine acil değerlendirme daha uygun olabilir.
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı seçerken nelere dikkat edilmeli?
Psikiyatri başvurusunda öncelikle hekimin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olması önemlidir. Çocuk ve ergenlerde ise yaş grubuna uygun uzmanlık alanına başvurulması gerekebilir.
Bunun yanında kişinin başvuru nedenine uygun deneyim ve çalışma alanının bulunması, görüşme sırasında kendini rahat ifade edebileceği bir iletişim ortamı oluşması ve tedavi seçeneklerinin anlaşılır biçimde konuşulabilmesi önem taşır.
Psikiyatride güven ilişkisi tedavinin önemli unsurlarından biridir. Ancak uygun hekim seçimi yalnızca “iyi hissettiren” bir görüşmeyle değil, tıbbi değerlendirme ve tedavi yaklaşımının kişinin ihtiyaçlarıyla örtüşmesiyle birlikte düşünülmelidir.
Ruhsal belirtiler için yardım istemek ne anlama gelir?
Ruhsal bir sorun yaşamak kişinin iradesinin zayıf olduğu veya sorunlarıyla baş edemediği anlamına gelmez. Ruhsal hastalıklar da diğer sağlık sorunları gibi değerlendirme ve gerektiğinde tedavi gerektirebilir.
Özellikle belirtilerin kişinin yaşamını belirgin biçimde kısıtladığı durumlarda yardım istemeyi uzun süre ertelemek yerine bir sağlık profesyoneline başvurmak daha doğru bir yaklaşım olabilir.
Psikiyatri değerlendirmesi, kişinin yaşadığı her sıkıntıya mutlaka bir hastalık adı vermek anlamına gelmez. Bazen görüşmenin temel amacı, belirtilerin altında önemli bir ruhsal veya fiziksel sorun olup olmadığını anlamaktır.
Sık Sorulan Sorular
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları doktoru psikiyatrist midir?
Evet. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlığı, psikiyatri uzmanlığının tıbbi karşılığıdır. Bu alanda uzmanlaşan hekimlere psikiyatrist denir.
Psikiyatrist hangi hastalıklara bakar?
Psikiyatristler depresyon, kaygı bozuklukları, bipolar bozukluk, şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozuklukları, bağımlılıklarla ilişkili ruhsal bozukluklar ve çeşitli diğer psikiyatrik durumları değerlendirir.
Psikiyatrist ile psikolog arasındaki temel fark nedir?
Psikiyatrist tıp doktorudur ve psikiyatri uzmanlık eğitimi alır. Psikologlar ise psikoloji eğitimi almış uzmanlardır. Psikiyatristler tıbbi tanı ve ilaç tedavisi konusunda yetkilidir; psikoterapi ise uygun eğitim ve yetkinliğe sahip psikiyatrist veya diğer ruh sağlığı profesyonelleri tarafından uygulanabilir.
Psikiyatri muayenesinde mutlaka ilaç başlanır mı?
Hayır. Tedavi, kişinin durumuna göre belirlenir. Bazı durumlarda psikoterapi veya izlem yeterli olabilirken, bazı psikiyatrik hastalıklarda ilaç tedavisi gerekli olabilir. Birden fazla tedavi yöntemi de birlikte kullanılabilir.
Kaygı veya üzüntü yaşamak için psikiyatriste gitmek gerekir mi?
Her kaygı veya üzüntü psikiyatrik hastalık değildir. Ancak belirtiler uzun sürüyor, şiddetleniyor veya kişinin iş, okul, sosyal ilişkiler ya da günlük yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.
İntihar düşüncesi olduğunda ne yapılmalıdır?
Kişinin kendisine zarar verme riski varsa durum acil kabul edilmelidir. Kişi yalnız bırakılmamalı ve bulunduğu yerdeki acil sağlık hizmetlerinden hemen yardım alınmalıdır. Planlı bir psikiyatri randevusunu beklemek uygun olmayabilir.