Pratisyen hekim, tıp fakültesini tamamlayarak hekimlik yapma yetkisi kazanmış, ancak belirli bir uzmanlık dalında uzmanlık eğitimini tamamlamamış hekimdir. Bu tanım, pratisyen hekimlerin yalnızca basit ve önemsiz sağlık sorunlarıyla ilgilendiği anlamına gelmez. Aksine pratisyen hekimlik, çok farklı yaş gruplarından ve farklı sağlık sorunlarıyla başvuran kişileri ilk değerlendiren hekimlerin önemli bir bölümünü kapsayan geniş bir çalışma alanıdır.
Bir pratisyen hekim; hastanın şikâyetini dinleyebilir, fizik muayenesini yapabilir, gerekli gördüğü durumlarda tetkik isteyebilir, ilk değerlendirmeyi gerçekleştirebilir, uygun tedaviyi planlayabilir veya hastanın başka bir uzmanlık dalında değerlendirilmesi gerektiğinde yönlendirme yapabilir. Çalıştığı kuruma ve görev tanımına göre acil sağlık hizmetlerinden birinci basamak sağlık hizmetlerine, işyeri hekimliğinden çeşitli sağlık kuruluşlarındaki klinik görevlere kadar farklı alanlarda çalışabilir.
Burada önemli bir ayrım da vardır: Türkiye’de günlük kullanımda “pratisyen hekim”, “aile hekimi” ve “genel hekim” ifadeleri zaman zaman birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Oysa bunlar her zaman aynı anlama gelmez. Aile hekimliği, kendine özgü uzmanlık eğitimi ve uygulama alanı bulunan bir uzmanlık dalıdır. Bir aile hekimi uzmanı ile pratisyen hekimin eğitim geçmişi aynı değildir. Bunun yanında aile hekimliği sisteminde görev yapan hekimlerin tamamının aile hekimliği uzmanı olması da gerekmez.
Bu nedenle pratisyen hekimlerin ne yaptığını anlamak için yalnızca “uzman olmayan doktor” şeklindeki kısa tanım yeterli değildir. Asıl önemli olan, sağlık sisteminde hangi sorunlarla ilgilendikleri, hastayı nasıl değerlendirdikleri ve gerektiğinde diğer sağlık hizmetlerine nasıl yönlendirdikleridir.

Pratisyen hekim nedir?
Pratisyen hekim, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra hekimlik mesleğini icra eden ve belirli bir uzmanlık dalında uzmanlık unvanı bulunmayan doktordur.
Tıp fakültesi eğitimi; iç hastalıkları, çocuk sağlığı ve hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, cerrahi bilimler, psikiyatri, acil tıp ve daha birçok alanda temel tıbbi bilgi ve klinik becerilerin kazanılmasını içerir. Dolayısıyla pratisyen hekim, tıbbın yalnızca tek bir alanına ilişkin eğitim almış bir sağlık çalışanı değildir.
Ancak uzmanlık eğitiminin ayrı bir süreç olduğunu belirtmek gerekir. Örneğin kardiyoloji uzmanı, ortopedi ve travmatoloji uzmanı veya dermatoloji uzmanı, kendi alanında uzmanlık eğitimi almış hekimlerdir. Pratisyen hekimin ise bu tür bir uzmanlık dalı bulunmaz.
Bu durum, pratisyen hekimin sağlık sorunlarını değerlendiremeyeceği anlamına gelmez. Pratisyen hekimlerin önemli görevlerinden biri, karşılaştıkları sağlık sorununu ilk aşamada değerlendirmek ve hastanın hangi düzeyde sağlık hizmetine ihtiyaç duyduğunu belirlemektir.
Pratisyen hekim ile uzman hekim arasındaki fark nedir?
İki hekim grubu arasındaki temel fark, uzmanlık eğitimidir.
Tıp fakültesinden mezun olan bir hekim, hekimlik yapmaya başladıktan sonra belirli bir uzmanlık dalında eğitim almamışsa pratisyen hekim olarak görev yapabilir. Uzman hekim ise tıp fakültesinin ardından ilgili uzmanlık dalında gerekli eğitimi tamamlamış ve o alanda uzmanlık kazanmış hekimdir.
Bu fark özellikle belirli bir organ sistemi, hastalık grubu veya ileri düzey değerlendirme gerektiğinde önem kazanır.
Örneğin:
- Kalp-damar sistemiyle ilgili ayrıntılı değerlendirme gerektiğinde kardiyoloji,
- Cilt hastalıklarında dermatoloji,
- Eklem ve kemik sorunlarında ortopedi ve travmatoloji,
- Gözle ilgili yakınmalarda göz hastalıkları,
- Çocukluk dönemine özgü hastalıklarda çocuk sağlığı ve hastalıkları,
- Ruhsal hastalıkların değerlendirilmesinde psikiyatri
gibi ilgili uzmanlık dallarına başvurulabilir.
Bununla birlikte hastanın ilk başvurusunun mutlaka doğrudan ilgili uzmanlık dalına olması gerekmez. Özellikle nedeni başlangıçta açık olmayan şikâyetlerde ilk değerlendirme, sağlık sisteminin birinci basamak hizmetleri veya uygun durumlarda pratisyen hekim tarafından yapılabilir.
Pratisyen hekim hangi hastalıklara bakar?
Pratisyen hekimin çalışma alanı oldukça geniştir. Tek bir organ veya hastalık grubuyla sınırlı değildir.
Çalışma ortamına ve sahip olduğu yetkilere göre pratisyen hekimler şu tür yakınmaların ilk değerlendirmesini yapabilir:
- Ateş
- Öksürük
- Boğaz ağrısı
- Burun akıntısı
- Baş ağrısı
- Halsizlik ve yorgunluk
- Karın ağrısı
- Bulantı ve kusma
- İshal
- Bel veya sırt ağrısı
- Kas ve eklem ağrıları
- Hafif ve orta şiddette yaralanmalar
- Ciltte ortaya çıkan bazı şikâyetler
- Tansiyonla ilgili sorunlar
- Kan şekeriyle ilgili durumlar
- İdrar yaparken ağrı veya yanma gibi yakınmalar
- Genel sağlık kontrolleri ve koruyucu sağlık hizmetleri
Buradaki liste bir “pratisyen hekimin tedavi ettiği bütün hastalıklar” listesi olarak değerlendirilmemelidir. Hekimin görev yaptığı kurum, hastanın genel durumu, şikâyetin şiddeti, mevcut hastalıklar ve muayene bulguları değerlendirme sürecini değiştirir.
Bir başka önemli nokta da şudur: Bazı yakınmalar ilk bakışta basit görünebilir ancak muayene sırasında farklı bir değerlendirme gerekebilir. Bu nedenle internet üzerinden belirtilere bakarak doğrudan belirli bir uzmanlık dalına karar vermek yerine, uygun bir hekim tarafından değerlendirilmek çoğu durumda daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
Pratisyen hekim muayenesinde neler yapılır?
Bir pratisyen hekim muayenesi yalnızca reçete yazılmasından ibaret değildir.
Öncelikle hastanın hangi nedenle başvurduğu anlaşılmaya çalışılır. Şikâyetin ne zaman başladığı, nasıl ilerlediği, eşlik eden belirtiler, kullanılan ilaçlar, bilinen hastalıklar ve gerektiğinde kişinin geçmiş sağlık öyküsü değerlendirilir.
Ardından fizik muayene yapılabilir. Ateş, tansiyon, nabız veya solunum gibi temel bulgular değerlendirilebilir; şikâyetin niteliğine göre ilgili sistemlerin muayenesi gerçekleştirilir.
Gerekli görüldüğünde laboratuvar veya görüntüleme gibi tanısal yöntemlerden yararlanılabilir. Ancak her şikâyette tetkik yapılması gerekmez. Hangi testin gerekli olduğuna hastanın öyküsü, muayene bulguları ve klinik değerlendirme doğrultusunda karar verilir.
Muayenenin sonunda üç temel yaklaşım söz konusu olabilir:
- Hastanın mevcut sağlık sorunu birinci basamakta takip ve tedavi edilebilir.
- Daha ileri değerlendirme için ilgili uzmanlık dalına başvurulması gerekebilir.
- Acil veya hastane koşullarında değerlendirme gerektiren bir durum söz konusu olabilir.
Bu karar süreci, pratisyen hekimin sağlık sistemindeki önemli rollerinden biridir.
Pratisyen hekimlerin temel görevleri nelerdir?
Pratisyen hekimlerin görevleri yalnızca hastalık ortaya çıktığında müdahale etmekle sınırlı değildir. Koruyucu sağlık hizmetleri de hekimliğin önemli parçalarından biridir.
Hastanın ilk değerlendirmesini yapmak
Hastanın şikâyetini ve genel sağlık durumunu değerlendirmek, pratisyen hekimin en temel görevlerinden biridir.
Özellikle birden fazla yakınmanın bir arada bulunduğu durumlarda hastayı yalnızca tek bir belirti üzerinden değerlendirmemek önem taşır. Yaş, mevcut hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve genel sağlık durumu değerlendirmeye dâhil edilir.
Tanısal süreci yönlendirmek
Her sağlık sorununun tanısı ilk muayenede konulamayabilir. Bazı durumlarda takip, ek tetkik veya uzman değerlendirmesi gerekebilir.
Pratisyen hekim, elde edilen klinik bilgiler doğrultusunda bu sürecin nasıl ilerlemesi gerektiğini belirlemeye yardımcı olur.
Uygun durumlarda tedavi düzenlemek
Birinci basamakta değerlendirilebilen sağlık sorunlarında hekim tarafından uygun tedavi planlanabilir.
İlaç tedavisi söz konusu olduğunda kişinin yaşı, mevcut hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar, alerjileri ve klinik durumu gibi faktörlerin dikkate alınması gerekir. Bu nedenle daha önce kullanılan bir ilacın benzer şikâyette doktor değerlendirmesi olmadan tekrar kullanılması her zaman uygun olmayabilir.
Koruyucu sağlık hizmetlerine katkıda bulunmak
Sağlık hizmetlerinin önemli bir bölümü hastalık ortaya çıktıktan sonra yapılan müdahalelerden oluşmaz.
Aşıların uygun şekilde uygulanması, sağlık taramalarının değerlendirilmesi, risk faktörlerinin belirlenmesi, sağlıklı yaşam konusunda danışmanlık ve bazı kronik hastalıkların erken fark edilmesi koruyucu sağlık yaklaşımının parçalarıdır.
Kronik hastalıkların izlenmesine katkı sağlamak
Hipertansiyon, diyabet ve benzeri uzun süreli hastalıkların yönetiminde düzenli takip önemlidir.
Pratisyen hekim, kendi çalışma alanı ve yetkileri kapsamında hastanın durumunu izleyebilir, gerekli değerlendirmeleri yapabilir ve gerektiğinde ilgili uzmanlık dalıyla koordinasyon sağlayabilir.
Gerektiğinde hastayı başka bir sağlık hizmetine yönlendirmek
Pratisyen hekimlerin görevlerinden biri de hastanın ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetine ulaşmasını kolaylaştırmaktır.
Bazı sağlık sorunları pratisyen hekim tarafından değerlendirilebilirken bazı durumlarda uzman görüşü gerekir. Böyle bir gereksinim ortaya çıktığında hastanın uygun sağlık kuruluşuna veya uzmanlık dalına yönlendirilmesi bakımın önemli bir parçasıdır.
Pratisyen hekimler nerelerde çalışır?
Pratisyen hekimlerin çalışma alanları tek bir kurum türüyle sınırlı değildir.
Görev yaptıkları kuruma ve pozisyona göre:
- Hastanelerin acil servislerinde,
- Birinci basamak sağlık kuruluşlarında,
- Aile sağlığı merkezlerinde,
- İşyeri sağlık hizmetlerinde,
- Özel sağlık kuruluşlarında,
- Acil sağlık hizmetlerinde,
- Sağlık hizmetlerinin farklı organizasyonlarında
görev alabilirler.
Burada özellikle acil servislerde çalışan pratisyen hekimlerin rolü ayrı bir önem taşır. Acil serviste amaç, hastayı kısa sürede değerlendirmek, aciliyet düzeyini belirlemek, gerekli ilk müdahaleyi yapmak ve hastanın ileri tedaviye ihtiyacı varsa uygun şekilde yönetmektir.
Acil serviste çalışan pratisyen hekim ne yapar?
Acil serviste görev yapan pratisyen hekimler, farklı şiddet ve özellikte çok sayıda sağlık sorunuyla karşılaşabilir.
Baş ağrısından yaralanmalara, ateşten karın ağrısına kadar geniş bir yelpazede hasta değerlendirilir. Burada en önemli noktalardan biri, acil ve acil olmayan durumların birbirinden ayrılmasıdır.
Örneğin göğüs ağrısı, nefes almada belirgin güçlük, bilinç değişikliği, ciddi kanama, ani gelişen nörolojik belirtiler veya ağır travma gibi durumlarda hastanın hızlı değerlendirilmesi gerekir.
Acil servisteki hekim, hastanın ilk değerlendirmesini yaptıktan sonra gerekli tıbbi müdahaleyi başlatabilir ve durumun niteliğine göre ilgili uzmanlık dallarından destek isteyebilir.
Dolayısıyla acil serviste çalışan pratisyen hekimi yalnızca “acil durumlarda ilk yardım yapan doktor” şeklinde düşünmek doğru olmaz. Acil tıbbi değerlendirme ve yönetimin önemli bir bölümünü üstlenebilir.
Pratisyen hekim ile aile hekimi aynı şey midir?
Bu soru sık karşılaşılan kavram karışıklıklarından biridir.
Pratisyen hekim ve aile hekimi aynı kavram değildir.
Pratisyen hekim, belirli bir uzmanlık dalında uzmanlık eğitimi bulunmayan hekimi ifade eder. Aile hekimliği ise ayrı bir uzmanlık alanıdır ve aile hekimliği uzmanları bu alanda uzmanlık eğitimi alırlar.
Bununla birlikte Türkiye’deki aile hekimliği uygulamasında aile hekimliği birimlerinde görev yapan hekimlerin tamamı aile hekimliği uzmanı değildir. Mevzuata ve görev yapılan pozisyona bağlı olarak pratisyen hekimler de aile hekimliği sisteminde görev yapabilir.
Bu nedenle “aile hekimi” ifadesi ile “aile hekimliği uzmanı” ifadesini birbirinden ayırmak gerekir.
Aile hekimliği uzmanlığı; yaş, cinsiyet veya belirli bir organ sistemiyle sınırlı olmayan, bireyi ve aileyi yaşam boyu izlemeye, koruyucu sağlık hizmetlerine ve birinci basamak sağlık bakımına odaklanan bir uzmanlık alanıdır.
Hangi durumlarda pratisyen hekime başvurulabilir?
Şikâyetin hangi uzmanlık alanına ait olduğundan emin olunmadığında pratisyen hekim uygun bir ilk başvuru noktası olabilir.
Özellikle yeni başlayan ve nedeni açık olmayan yakınmalarda ilk değerlendirme önemlidir. Ateş, öksürük, halsizlik, baş ağrısı, mide-bağırsak yakınmaları, kas-eklem ağrıları veya genel sağlıkla ilgili sorular bunlara örnek olabilir.
Bunun yanında koruyucu sağlık hizmetleri, rutin sağlık değerlendirmeleri veya mevcut bir sağlık sorununun ilk değerlendirmesi için de başvurulabilir.
Ancak kişinin şikâyeti ciddi veya hızlı şekilde kötüleşiyorsa rutin bir muayene randevusu beklemek yerine acil sağlık hizmetlerinden yararlanmak gerekebilir.
Hangi durumlarda doğrudan uzman hekime başvurmak gerekebilir?
Bazı sağlık sorunlarında ilgili uzmanlık dalının değerlendirmesi daha uygun olabilir.
Örneğin daha önce tanısı konulmuş ve uzman takibi gerektiren kronik bir hastalığın düzenli kontrolü, bilinen bir göz hastalığının takibi veya daha önce değerlendirilmiş belirli bir ortopedik problemin devam eden tedavisi gibi durumlarda ilgili uzmanlık dalına başvurulabilir.
Bununla birlikte “hangi uzmana gitmeliyim?” sorusunun yanıtı yalnızca belirtinin adına göre verilemez. Aynı belirti farklı hastalıklarda ortaya çıkabilir.
Bu nedenle özellikle ilk kez ortaya çıkan, birden fazla sistemi ilgilendiren veya nedeni belirsiz yakınmalarda hekim değerlendirmesi yol gösterici olabilir.
Pratisyen hekim her hastalığı tedavi edebilir mi?
Hayır. Pratisyen hekimin geniş bir tıbbi bilgi alanına sahip olması, bütün hastalıkların uzmanlık düzeyinde tedavisini üstlendiği anlamına gelmez.
Bazı sağlık sorunları birinci basamakta yönetilebilirken bazı hastalıkların tanı ve tedavisi için ilgili uzmanlık dalının değerlendirmesi gerekir.
Örneğin karmaşık bir kalp hastalığının ayrıntılı yönetimi kardiyoloji uzmanlığını, cerrahi gerektiren bir durumun yönetimi ilgili cerrahi uzmanlığını gerektirebilir.
Burada pratisyen hekimin rolü küçümsenmemelidir. Hastanın ilk değerlendirilmesi, riskli durumların fark edilmesi, gerekli ilk müdahalenin yapılması ve uygun uzmana yönlendirilmesi sağlık hizmetinin önemli aşamalarıdır.
Pratisyen hekim muayenesine giderken nelere dikkat edilmeli?
Muayenenin daha sağlıklı yürütülebilmesi için kişinin kullandığı ilaçları, bilinen hastalıklarını ve varsa önemli sağlık geçmişini hekime doğru şekilde aktarması yararlı olur.
Şikâyetin ne zaman başladığı, ne sıklıkta tekrarlandığı, neyin artırıp azalttığı ve beraberinde başka belirtilerin bulunup bulunmadığı da değerlendirme açısından önem taşıyabilir.
Özellikle düzenli kullanılan ilaçların isimlerini veya ilaç kutularını bilmek faydalı olabilir.
Bunun yanında daha önce yapılmış tetkik veya raporlar varsa, hekim bunların değerlendirilmesini gerekli gördüğünde ilgili belgelerden yararlanabilir.
Pratisyen hekime başvurmak için şikâyetin çok ciddi olması gerekir mi?
Hayır.
Pratisyen hekime yalnızca ağır hastalık şüphesinde başvurulmaz. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin temel özelliklerinden biri, hastalık ortaya çıkmadan önce sağlığın korunmasına ve hastalıkların erken fark edilmesine de katkı sağlamasıdır.
Bu nedenle koruyucu sağlık hizmetleri, genel sağlık değerlendirmesi, yeni başlayan hafif veya orta şiddette yakınmalar ve bazı kronik sağlık sorunlarının izlenmesi de hekim başvurusu için neden olabilir.
Önemli olan, kişinin kendi kendine hastalığın ciddiyetini kesin olarak belirlemeye çalışması yerine gerektiğinde sağlık profesyonelinden değerlendirme almasıdır.
Pratisyen hekimlerin sağlık sistemindeki yeri neden önemlidir?
Bir sağlık sisteminin yalnızca ileri teknolojiye sahip hastanelerden ve uzmanlık dallarından oluşması yeterli değildir. İnsanların sağlık hizmetine ilk temasının kolay olması, yaygın görülen sağlık sorunlarının zamanında değerlendirilmesi ve gerektiğinde uygun uzmanlık alanına yönlendirme yapılması da önem taşır.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin temel özellikleri arasında ilk temas, kapsamlı değerlendirme, süreklilik ve sağlık hizmetleri arasında koordinasyon bulunur.
Pratisyen hekimler, görev yaptıkları alana göre bu yapının farklı noktalarında rol üstlenebilirler. Özellikle çok çeşitli sağlık sorunlarının bir arada görülebildiği toplumlarda genel tıbbi değerlendirme yapabilen hekimlerin sağlık sistemindeki yeri bu açıdan önemlidir.
Pratisyen hekim seçerken nelere bakılabilir?
Bir doktor listeleme platformunda pratisyen hekim ararken yalnızca uzmanlık unvanına değil, hekimin çalıştığı sağlık kuruluşuna ve sunduğu hizmetin niteliğine de bakmak gerekir.
Hekimin hangi alanda görev yaptığı, hangi sağlık kuruluşunda çalıştığı ve randevu koşulları gibi bilgiler hasta açısından daha anlamlı olabilir.
Acil servis hekimi arayan bir kişinin beklentisi ile genel sağlık değerlendirmesi için hekim arayan kişinin beklentisi aynı olmayabilir. Bu nedenle doktor seçiminde öncelikle ihtiyaç duyulan sağlık hizmetinin belirlenmesi önemlidir.
Ayrıca internet üzerindeki hasta yorumları tek başına tıbbi yeterlilik ölçütü olarak değerlendirilmemelidir. Hekimin eğitim ve mesleki bilgilerinin yanı sıra kişinin ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetiyle hekimin çalışma alanının uyumlu olup olmadığına bakılması daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
Pratisyen hekimlik yalnızca hastalık tedavisi anlamına gelmez
Pratisyen hekimlik, sağlık sorunlarının ilk değerlendirilmesi ve uygun sağlık hizmetine yönlendirilmesinin yanında koruyucu hekimlik yaklaşımını da kapsar.
Sağlık hizmetlerinin amacı yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek değildir. Hastalıkların önlenmesi, risklerin erken fark edilmesi, sağlık sorunlarının zamanında değerlendirilmesi ve kişinin ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetine doğru şekilde ulaşması da bu sürecin parçalarıdır.
Bu nedenle pratisyen hekimleri yalnızca “uzman olmayan doktorlar” şeklinde tanımlamak, yaptıkları işin kapsamını gereğinden fazla daraltır. Daha doğru bir bakışla pratisyen hekim; geniş bir tıbbi perspektifle ilk değerlendirme yapabilen, birçok yaygın sağlık sorununu yönetebilen, gerektiğinde ileri değerlendirme ve uzmanlık hizmetlerine yönlendiren hekimdir.
Bir kişinin hangi hekime başvurması gerektiğinden emin olmadığı durumlarda ise en önemli nokta, belirtilerin adından yola çıkarak kendi kendine tanı koymaya çalışmamak ve uygun sağlık hizmetine zamanında ulaşmaktır.
Sık Sorulan Sorular
Pratisyen hekim ne demektir?
Pratisyen hekim, tıp fakültesinden mezun olmuş ve belirli bir uzmanlık dalında uzmanlık eğitimini tamamlamamış hekimdir. Çalışma alanına göre birinci basamak sağlık hizmetleri, acil servis ve farklı sağlık kuruluşlarında görev yapabilir.
Pratisyen hekim ile uzman hekim arasındaki fark nedir?
Temel fark uzmanlık eğitimidir. Uzman hekim, tıp fakültesinden sonra belirli bir uzmanlık dalında eğitimini tamamlamıştır. Pratisyen hekimin ise belirli bir uzmanlık dalında uzmanlık unvanı bulunmaz.
Pratisyen hekim hangi hastalıklara bakar?
Pratisyen hekimler çok çeşitli ve yaygın sağlık sorunlarının ilk değerlendirmesini yapabilir. Ateş, öksürük, baş ağrısı, mide-bağırsak yakınmaları, kas-eklem ağrıları ve çeşitli akut şikâyetler bunlara örnek olabilir. Gerektiğinde hasta ilgili uzmanlık dalına yönlendirilir.
Pratisyen hekim ile aile hekimi aynı mıdır?
Hayır. Pratisyen hekim bir uzmanlık dalında uzmanlık eğitimi tamamlamamış hekimi ifade eder. Aile hekimliği ise ayrı bir uzmanlık alanıdır. Bununla birlikte aile hekimliği sisteminde görev yapan hekimlerin tamamı aile hekimliği uzmanı değildir.
Pratisyen hekim acil durumlara müdahale edebilir mi?
Görev yaptığı kuruma ve yetkilerine bağlı olarak acil durumlarda ilk tıbbi değerlendirme ve gerekli ilk müdahaleleri yapabilir. Acil serviste çalışan pratisyen hekimler, hastanın durumunu değerlendirerek gerekli tedaviyi başlatabilir ve ihtiyaç halinde ilgili uzmanlık dallarından destek isteyebilir.
Hangi durumda pratisyen hekime başvurmalıyım?
Şikâyetinizin hangi uzmanlık alanıyla ilgili olduğunu bilmiyorsanız, yeni başlayan ve nedeni belli olmayan birçok yakınmada pratisyen hekim uygun bir ilk değerlendirme noktası olabilir. Ancak ciddi nefes darlığı, bilinç değişikliği, ciddi kanama, ağır travma veya ani gelişen ciddi belirtiler gibi acil durumlarda acil sağlık hizmetlerine başvurulmalıdır.